Home

Uzun süredir kitap almıyordum yani iki aydır ve bu süre içerisinde hangi yazarın kitabı çıkmış bilin bakalım. Jean-Christophe Grangé’nin yeni romanı “Ölüler Diyarı”. Ve ben bu kitabın çıkacağını bile okumamıştım bir yerde ve görür görmez hemen almaya karar verdim.

Bu kitabın yanında beş kitap daha aldım ama o İspanya’daki kitapların fiyatlarını gördükten sonra Türkiye’de kitaplar ne kadar da ucuz şekinde bir fikre kapılmamdan kaynaklandı. Hep bu euro kuru mahvediyor beni. Türk parası ile kazandığımı unutuverdim. Neyse bu kitabı ve diğer kitapları aldım ve pişman değilim:))

En sevdiğim yazarlardan birinin kitabı olunca çabucak okudum ve bitirdim. Jean-Christophe Grangé’nin bazı kitaplarının sonunu beğenmediğim bir sır değil. Hala Ölü Ruhlar Ormanı kitabının sonunda yaşadığım hayal kırıklığını unutmadım. Ama son kitapları Lontano ve Kongo’ya Ağıt kitapları bunu affettirdi diyelim.

Bu kitabında olaylar hep Fransa sınırları içinde geçiyor, dedektifimiz İngiltere ve Avusturya’ya gidiyor ama kısa süreli araştırmalar için. Kongo olmasın da başka ülkeler olabilir. Hala bu ülkenin adı geçince ürperiyorum…

Romanda türlü türlü sapıklıklar ve sapıklar var. Seks konusunda takıntılar ve seks endüstrisi hakkında bilgi sahibi oluyorsun baya. Bu bilgilere sahip olmayı ne kadar istiyordum o konu ayrıca sorgulanabilir. Allahım normal ve sıradan hayatım için teşekkür ediyorum tekrar. Aramızda bu tür sapıklıklardan zevk alan kişilerin olduğunu düşünmek bile rahatsız edici.

Japonlar konusunda kafam çok karışık. Bu adamların seks konusunda ve zevk alma konusunda hayal güçleri beni korkutuyor ve onlara hiç yakıştıramıyorum. Bu iple bağlanma sanatı ve bazı şeyleri internetten araştırayım dedim bir an sonra bünyem kaldırmayabilir dedim bu kadar bilgi yeter de artar diye düşünüyorum.

Başkomiser Stephane Corso arızalı, sert, saplantıları var, kendi dürtülerinden korkuyor. Kendisini pek sevdiği de söylenemez sadece oğlunu seviyor yaşama amacı o ve soyunu bilmemek onu rahatsız ediyor ve geçmişi de pek temiz ve parlak değil.

Neyse fazla detay verip işin büyüsünü kaçırmayayım. Bu kitapta önceki kitaplarından farklı olarak olay çözülmüş gibi yapılıyor ama çözülmüyor kim suçlu kim değil soruları hep kafamızı meşgul ediyor kurgusu biraz farklı. Ama genel olarak kitabı beğendim. Bence sonu da olabilecek en iyi şekilde bağlanmış.

Keyifli okumalar.

Tanıtım bülteninden

Paris’te iki striptizci kız peş peşe öldürülür. Kızların öldürülüş tarzları akla özel ritüelleri getirir.

Cinayet Büro Amiri Stéphane Corso, bu cinayetleri araştırmakla görevlendirildiğinde, ne peşinde olduğu katilin karmaşık ruh halinin, ne de girmesi gereken karanlık dünyanın farkındadır.

Soruşturma onu geçmişi şaibeli, Goya hayranı bir ressama götürür: Philippe Sobieski’ye. Ressamla Corso arasındaki düello, porno, sadomazoşizm ve sapkınlık dünyasının labirentlerinde bir kedi fare oyununa dönüşür.

Bu arada yetimhanede büyüyen ve kendisine kol kanat geren kadın polis sayesinde mesleğe adımını atan Corso da zor bir dönem geçirmektedir. Corso, üstlendiği dava nedeniyle kendi geçmişiyle de yüzleşmek zorundadır.

Gerilimin efendisi Grangé, Ölüler Diyarı’nda insan doğasının kuytu köşelerini keşfe çıkıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s